SOĞUK ALGINLIĞI ( NEZLE ) İLE GRİP AYNI ŞEY MİDİR ?

 

HAYIR değil ve çok birbirine karıştırılır.

Üst solunum yollarında yani kulak burun boğaz da  viruslerle oluşan hastalıklara soğuk algınlığı ( nezle ) denir. Soğuk algınlığına sebep olan 100 lerce virüs vardır. Bunların belli başlıcaları Rhinovirus, Coronavirüsler, Parainfluenza Virüsü, Respiratuar Sinsisyal Virüslerdir. Grip e ise Influenza Virüsü Tip A B ve C suşları(alt tür) sebep olur. Her iki hastalığında belirtileri birbirinden çok farklıdır. Soğuk ve nemli hava, yorgunluk, stres, beslenme eksikliği gibi faktörler soğuk algınlığını kolaylaştırır. Gripteki gibi en sık tokalaşma ile bulaşır.

Soğuk algınlığı, nezle ve grip arasındaki fark nedir? Grip ve soğuk algınlığı virüsleri farklı virüslerdir. Grip; yüksek ateş, öksürük, baş ağrısı, halsizlik ve kas ağrıları ile seyreden akut bir virüs hastalığıdır. Ülkeler ve kıtalararası yaygınlaşma özelliğine sahip olan bir hastalık olarak ciddi akciğer hastalıklarına yol açabilir. Bu bağlamda, soğuk algınlığından ve diğer solunum sistemi hastalıklarından farklıdır. Grip ve soğuk algınlığı bulaşma şekilleri ve belirtileri yönünden ise benzerlik gösterir. Ancak gripte baş ağrısı, kas ağrıları ve ateş daha ön plandadır.

Soğuk algınlığının başlıca belirtileri nelerdir? Hastalık insan vücuduna 1-3 günde yerleşir. İlk belirti boğazda kaşıntı ve ağrıdır. Soğuk algınlığında aksırma, burun akıntısı ve boğaz ağrısı gibi belirtiler tipiktir.

Soğuk algınlığının ( nezle ) belirtileri:
-Boğaz ağrısı
-Hapşırma aksırma
-burun akıntısı ve tıkalı burun
-Ses kısıklığı
-Nadiren ateş(genelde 38 altında) , nadiren baş ağrısı ve nadiren tüm vücutta kırgınlık
-Sebep: 150-200 çeşit değişik virüs (Rhinovirus, Coronavirüsler, Parainfluenza Virüsü, Respiratuar Sinsisyal Virüs ...)

Grip belirtileri:
-Ani Başağrısı
-38-39 C ateş
-Vücutta genel ağrı ve kırgınlık (Sırt, kol, bacaklarda olmak üzere)
-Yorgunluk
-Genelde kuru öksürük
-Bazen burun tıkanıklığı , hapşırma ve -Nadiren Boğaz ağrısı
-Üşüme,titreme,terleme
-Sebep: influenza A B ve C virüsü

Soğuk algınlığının ilacı var mı? Soğuk algınlığına müdahale edilebilir mi? Soğuk algınlığının bir ilacı yoktur. Çünkü soğuk algınlığı virüsü çok çeşitlidir ve sürekli özelliklerini değiştirir. Bu nedenle, soğuk algınlığını önleyecek bir aşı henüz geliştirilememiştir. Ancak, günümüzde hastalığın vücutta yayılmasını ve ilerlemesini engelleyen bir ürün geliştirilmiştir. Soğuk algınlığını başlarken bitiren bu nazal sprey, ilaç etkin maddesi içermez. Spreyin bileşimindeki mikro-jel, virüslerin vücutta ilk yerleştiği yer olan burun boşluğuna uygulanmakta ve ilk aşamada soğuk algınlığına neden olan virüsleri kaplamaktadır. Ardından pH'ı düşürerek virüsleri etkisiz hale getirmekte ve vücudun savunma mekanizmasına harekete geçmesi için zaman kazandırarak virüsün atılmasını sağlamaktadır. Tüm Türkiye'de eczanelerde satılan bu nazal sprey, soğuk algınlığının gelişimini önler, süresini kısaltır ve şiddetini azaltır.

Tedavi için antibiyotik kullanımı uygun mudur? Hayır! Antibiyotiklerin soğuk algınlığı tedavisinde yeri yoktur. Antibiyotikler, bakterilerin neden olduğu hastalıklarda kullanılır. Soğuk algınlığına ise virüsler neden olur. Gereksiz antibiyotik kullanımı maalesef tedaviye karşı dirençli bakterilerin gelişmesine neden olduğundan, sadece gerekli olduklarında kullanılmaları doğru olur.

Yılda kaç defa soğuk algınlığıyla karşılaşılıyor? Soğuk algınlığı, insanların en sık yakalandığı hastalıklardan biri. Ortalama olarak bir insan 70 yaşına kadar 200 kez soğuk algınlığına yakalanıyor ve hayatının toplam 3 yılını bu hastalığın belirtilerini yaşayarak geçiriyor. 12 yaşından büyük çocuklar ve yetişkinler, yılda ortalama 7 defa soğuk algınlığına yakalanır.

AŞI İŞE YARAMAZ

Grip aşısı yaptırarak kendimizi soğuk algınlığına karşı da koruyabilir miyiz? Hayır. Çünkü soğuk algınlığı ve grip virüsleri farklıdır. Soğuk algınlığı virüsü de grip virüsü gibi her yıl değişir. Fakat soğuk algınlığı virüsünün çok sayıda çeşidinin olması ve sürekli yapı değiştirmesi, tanımlanmasını çok güçleştirmektedir.

Soğuk algınlığı önemsenmez ise, insan sağlığı üzerindeki etkileri neler olur? Tedavi edilmeyen soğuk algınlıkları kulak ve sinüs enfeksiyonlarına yol açabilir. Yüksek ateş, şişmiş boğaz, sinüs ağrısı ve balgamlı öksürük ortaya çıkabilir. Bu durumda bir doktora danışmak ve antibiyotik tedavisine başlamak şarttır.

Soğuk algınlığı ve grip farklı şeyler

Birçoğumuz aynı hastalığın farklı safhaları zannetsek de bu iki hastalık birbirinden tamamen farklıdır. Grip ve soğuk algınlığına farklı virüsler neden olur. Hepimiz yılda ortalama 7 defa soğuk algınlığı geçiririz. Soğuk algınlığı burun çevresinde görülür ve yaklaşık 7 gün boyunca sürer. Yani, belirtiler genellikle boyunun yukarısındadır. Örneğin, boğazda kaşıntı veya yanm, gripte nadiren görülen ancak soğuk algınlığında sık sık yaşanan bir problemdir. Ateş soğuk algınlığında olmaz ya da çok nadiren görülür. Grip ise daha ciddi bir hastalıktır, aniden ortaya çıkar ve yılda ortalama 2-3 defa geçirilir. Soğuk algınlığının aksine ateş grip belirtilerinden biridir ve 3-4 gün sürebilir. Ateşle beraber genel halsizlik hali, vücut ağrısı ve öksürük de görülür. Soğuk algınlığı ve grip arasındaki en önemli farklardan biri de gribin önlenebilir olmasıdır. Her yıl bilim adamları tüm dünyadan bilgi toplayıp, araştırmalar yaparak gribe o yıl en sık neden olacağı muhtemel virüs çeşidini belirlerler. Bu virüs çeşidine göre de her yıl aşılar geliştirilir. Ancak soğuk algınlığının ilacı yoktur. Sadece soğuk algınlığının yarattığı sorunları giderici ilaçlar kullanılabilir. Soğuk algınlığında öksürük olmaz ya da hafif olur ama burun akıntısından kurtulamazsınız. Yatak istirahati pek gerekmez ama grip sizi yatağa düşürür. Ancak 2 hastalık da dikkat edilmediğinde başka hastalıklara dönüşür.

 

 

SOĞUK ALGINLIĞI TEDAVİSİNDE DOĞRU YAKLAŞIM

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, yaptığı açıklamada, öksürük ve soğuk algınlığı ilaçlarının özellikle de nezle, farenjit, tonsillit, sinüzit, bronşit gibi solunum yolları enfeksiyonlarının çok görüldüğü şu günlerde tüm dünyada en çok satılan ilaçlardan olduğunu söyledi. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi'nin (FDA) geçtiğimiz aylarda yayınladığı raporu hatırlatan Prof. Dr. Küçükusta, "Yayınlanan rapor ile 6 yaşından küçük çocuklara 'öksürük ve soğuk algınlığı ilaçlarının yasaklanması' tavsiye edildi" dedi.

Rapora göre, hem bu ilaçların etkili olduklarını gösteren kesin bilimsel kanıtlar bulunmadığının hem de çok ciddi hatta ölümcül de olabilen yan etkilere sahip olduklarının altını çizen Prof. Dr. Küçükusta, şunları söyledi: "Amerika'da son 35 yıl içinde en az 125 çocuğun reçetesiz satılan ve 'tezgah üstü ilaçlar' adıyla bilinen bu ilaçlar yüzünden öldükleri belirlenmiştir. Bunların tavsiye edilen dozlar aşılmadığında emniyetli oldukları ileri sürülmekle beraber, sık veya yüksek dozlarda kullanıldıklarında yan etki ve ölüm ihtimali de o nispette yüksek oluyor. Bizde de Sağlık Bakanlığı öksürük ve soğuk algınlığı ilaçlarını ödeme kapsamından çıkarmıştı."

-SOĞUK ALGINLIĞININ İLACI YOK-

Soğuk algınlığının ilacı olmadığını söyleyen Prof. Dr. Küçükusta, "Soğuk algınlığı tedavisinde antibiyotik kullanmak da gereksiz, hatta zararlı. Çünkü virüslere antibiyotiklerin hiçbir etkisi yok. Antibiyotikler, sadece orta kulak iltihabı, sinüzit, bronşit gibi komplikasyonlar için doktor önerisiyle kullanılmalıdır" dedi. Prof. Dr. Küçükusta, özellikle C vitaminin soğuk algınlığını önlediğine yaygın şekilde inanıldığını belirterek "Hatta buna doktorlar da dahildir. C vitamininin sağlıklı yaşam için gerekli olduğu, antioksidan özelliği bulunduğu elbette doğrudur; ama bunun ne nezleyi ne gribi önleyebileceğine dair kesin bir kanıt da yoktur" dedi. Her vitaminin fazlasının zararlı olacağına işaret eden Prof. Dr. Küçükusta, "Gerçek vitamin eksikliği tabloları dışında, vitaminler ilaç olarak değil doğal olarak, yani meyve, sebze, süt, yoğurt gibi besinlerle alınmalıdır" diye konuştu.

-SOĞUK ALGINLIĞI TEDAVİSİNDE İSTİRAHAT ÖNEMLİ-

Soğuk algınlığı tedavisinde yapılması gerekenlere ilişkin de bilgi veren Prof. Dr. Küçükusta şunları söyledi:

-Soğuk algınlığı tedavisi için ilacı unutun.

-Mümkünse en azından bir iki gün istirahat edin.

-Bol sıcak sıvı için. Ihlamur, ada çayı, nane, limon çayları bunun için idealdir.

-Mandalina, portakal, havuç, greyfurt gibi meyveleri ve her türlü sebzeyi bolca yiyin.

-Havuçlu, patatesli, kerevizli, soğanlı, maydanozlu tavuk sulu çorbalar soğuk algınlığına karşı birebirdir.

-Odanız nemli olsun. Radyatörlere su kapları, sobaların üzerine çaydanlık koyun.

-Burun tıkanıklığının en iyi ve en zararsız tedavisinin buruna serum fizyolojik ismi sıvının damlatılması ve ortamın nemlendirilmesi olduğunu unutmayın.

-Yüksek ateşiniz varsa, doktorunuza danışarak ateş düşürücü ilaç alın.

 

Özetle; 'yok çocuğun burnu aktı, yok birkaç kere öksürdü, yok boğazı ağrıyor, yok biraz ateşi var' diye hemen ilaçlara sarılmayın. Bu hastalıkların tedavi edilse de edilmese de bir haftada geçtiğini de asla unutmayın."

 

 

Antibiyotik hakkında bilmemiz gerekenler;

 

 

ü Soğuk algınlığı antibiyotikle tedavi olmaz.

ü Grip ve virüslere bağlı diğer enfeksiyonlar antibiyotiklerle düzelmez.

ü Antibiyotik ateş düşürücü ya da vitamin değildir.

ü Antibiyotiklerle ancak bakterilere bağlı enfeksiyonlar tedavi edilebilir.

ü Farklı antibiyotikler farklı enfeksiyonlara karşı etkilidir.

ü Gelişigüzel tavsiye ile antibiyotik kullanmayınız.

ü Daha önce kullandığınızda iyi gelen antibiyotik bu sefer iyi gelmeyebilir. Çünkü bakteri o antibiyotiğe karşı direnç kazanmış olabilir.

ü Gereksiz kullandığınız antibiyotik bakterileri öldürme yeteneğini yitirecektir.

ü Antibiyotiklerin birçok yan etkisi vardır.

ü Doktorunuz antibiyotik yazdıysa, mutlaka "gerekli mi?" diye sormaktan çekinmeyin.

ü Yeni antibiyotiklerin geliştirilmesi çok zor ve pahalıdır.